S1E1: Etiler

Etiler’i eleştirmeye nereden başlanır?

Dürüst olmak gerekirse 1 Ocak yazısını kıçımdan sallayacağımı biliyordum, ama bir şekilde bu seriye bir başlangıç yapılacaksa bunu da Etiler'i eleştirerek yapmam gerekiyor, bu da böyle bir giriş oldu. Sanki siz her lafa nasıl başlayacağınızı çok iyi biliyormuş gibi yargılamayın. Ya da yargılayın, açıkçası zerre umurumda değil. Her neyse. Etiler diyorduk:

Türkiye’nin geri kalanına kültürel açıdan ne kadar uzak olduğundan mı, yoksa Türkiye’nin geri kalanının onu ne kadar arzuladığından mı?

Tabii ki hiçbirinden. Etiler’i önce bize ne sunduğu ile yargılamak lazım. Nefis bir boğaz manzarası, lezzetli (evet, pahalı, geçiriyorlar yani yapacak bir şey yok, geleceğiz o mevzulara) restoranları, parkları (aynen -ları, parklar var bu semtte, tuhaf), küçük metrosu, Boğaziçi Sultans’ı canlı izleyebileceğiniz Uçaksavar Stadı, kahvecileri (1 Ocak 2019 itibariyle gelişmeye epeyce açık) ve gün geçtikçe azalan nötr mekanlarıyla* Etiler’i yargılayabilirsiniz.

Bize bunları sunan Etiler, benim evim. Ve evi, bir sinema karakterinin hayatını ve karakter eğrisini oluşturan yardımcı bir karakter olarak görürsek, ki bu benim yazım olduğu için öyle göreceksiniz, sanıyorum ki ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu anlayacaksınız. Karakterimizi oluşturan çevrenin çeşitli etkilerle değişime uğraması bizleri de doğal olarak değiştiriyor. Ancak Etiler, öyle zırt pırt değişen bir yer değil. Neredeyse ben bu topraklar üzerinde yaşadığımdan beri bir cazibe merkezi. Yani yaşadığınız yerin dejenere olmasıyla uğraşmanın yanı sıra bilimum öküzlerin sizi kıskançlıkla imrenme arasındaki ince bir çizgide yargılamasına maruz kalıyorsunuz.

İnsanın evine tarafsız bir gözle bakması zor. Evden uzaklaşmadıkça, objektif bakmak için gerekli olan yabancılaşmayı sağlayamıyorsunuz. Introvert olmanın kötü yanları.

İlk yazının her türlü derinlikten uzak bir sallama olmasından utanmıyorum. Belki ileride geri dönüp bakarsam utanırım. Ama şundan eminim ki o gün de adres satırımı Etiler diye bitireceğim. (Dedi ve 2 ay sonra artan kira bedelleri nedeniyle taşındı.)

Yarın: BlacKkKlansman (2018, Spike Lee).

*Nötr mekan: Ya ne bileyim böyle ağır değil de hafif atıştırmalık yapayım, çok da geçirmesinler, huzurla kalkıp evime gideyim tipi mekanlar.