S1E4: Akmerkez

Etiler yazılarına Akmerkez ile devam ediyorum. İstanbul’un ikinci alışveriş merkezi hem benim hem de Etiler’in hayatında büyük bir yere sahip.

Zamanında ilk Metrocity’nin açılması müşteri sayısını azaltmıştı. Sonrasında Kanyon, İstinyePark derken Akmerkez’in 90’ların ilk yarısında başlayan popülerliği azalmaya başladı. Etiler elitizminin son kalesi şu anda Zorlu AVM ile birlikte mücadele etmek zorunda. Bir yandan da Nispetiye Caddesi’ni işgal etmiş etçilere (yok nusreti, cezenesi, işkembecisi) karşı standardı yüksetlmeye çalışırken Etiler’de her nedense hala oturamamış kafe kültürünün de temsilcisi olmaya çalışıyor.

Akmerkez’in kapitalist kültürdeki yerini bir kenara bırakırsak, sosyal anlamda aslında önemi oldukça büyük. Değişen Türkiye alışveriş kültürünü kozmopolit açıdan İstanbul’un kalbine yerleştirmiş ilk alışveriş merkezi. Daha sonra şehrin çevresinden kendisine gelenlerin yeni alışveriş merkezlerine dağılmasıyla birlikte mahallelisinin şehrin gürültüsünden kaçıp rahatça vakit geçirebilecekleri bir postmodern “park” olmuş durumda. Öğle saatlerinde yemek katında vakit geçiren yaşlı tayfayı görünce ne demeye çalıştığımı daha iyi anlarsınız. Kendileri de bu “park” temasını Üçgen Teras katı ile pekiştirdiler zaten.

Koyu renkli 1992’de inşa edilen ilk teması beyaza büründü 2000’li yılların ikinci yarısında. Çok uzun süren bir yenilenme döneminden geçti. Wepublic denemesinin de en azından 2019 başı itibariyle başarısız olmasıyla Akmerkez’i yeni bir dönem bekliyor şu sıra. En üst kata MAC açılıyormuş, Akmerkez için bir ilk, ama bu devirde sanıyorum onlar da yenik düştüler bu tip kiralama modellerine. Umuyorum varlığı için hayırlı olur.

Fan Fang (Akmerkez’deki ilk Çin restoranı, şu an Take a Seat’in pizzacısı ile taze sebze yemekleri satan yeri civarındaydı) ile başlayan yolculuk Wabi Sabi (Take a Seat’in uzakdoğu mutfağı) devam ediyor. Şehrin en huzurlu ve en kusursuz sinema, alışveriş ve yeme içme imkanı halen Akmerkez’de.

Şişli Terakki’de okuldan sonra takılma mekanı olarak hayatımda yer etmişti. Şimdi şehrin gürültüsünden kaçmak için hayatımda önemli bir yere sahip. Uzun uzadıya sohbet etmek, ya da sessizce ders çalışmak için İstanbul’da çok fazla mekan bulunmamasından yakınıyorsanız, en iyisi Akmerkez’i yaşatmak için biraz daha çaba harcayın.

MEKAN DEĞERLENDİRMESİ

1- FİLTRE KAHVESİ NASIL?

  • Filtre kahveyi içebileceğiniz mekanlar değişkenlik gösteriyor. Mesela çoğu kafede hala filtre kahve ayağına americano sunuyorlar. Ne kadar da utanç verici! Ancak eğer katlanabiliyorsanız Starbucks, yok ben efendi gibi demleme isterim diyorsanız kısmen Grandma ya da Take a Seat’in kahvecisinde düzgün filtre kahve içebilirsiniz. Petra da vardı da Wepublic’in patlamasıyla o da yalan oldu.

2- TUVALETLERİ TEMİZ Mİ?

  • Bunca yıldır kullanıyorum, hiç midem kalkmadı. Birinci katta bulunan tuvalet nispeten daha temiz ama, giriş kattaki fazla ayak üstü olduğu için yoğun kullanım alıyor aklınızda olsun.

Yarın: Gone Girl ve İlişkilerdeki Dönüm Noktası

Reklamlar