S1E6: Hakan: Muhafız (2018, Netflix)

2010’lu yılların ikinci yarısı Netflix tarafından orijinal içerik üzerimize kova edilerek geçiyor, özellikle de yabancı dilde kurgu içerik tüketenler için. Elbette ki tüm dünyadaki pazarını genişletmeye çalışan Netflix’in Türkiye pazarını es geçmesine imkan yoktu. Bu pazara girişi de Hakan: Muhafız (The Protector) dizisiyle yaptılar.

BUNDAN SONRASINDA SPOILER VAR KAPALIÇARŞI ÇOCUĞU.

Hikaye fena değildi: Aslında İstanbul’un koruyucusu olan bir bitirim, underground hayatlar yaşayan onun yardımcıları, onun ezeli rakibi aşırı zengin bir kötü adam, kötü adamın kendisinden daha gaddar yardımcı kötü adamları, kötü adamın yanında çalışan güzel ve masum kız. Bu karakterlerin hayatları bir şekilde kesişiyor, olağanüstü/fantastik olaylar yaşanıyor, karakterler bir şekilde evriliyor ve izleyiciyi gerçek anlamda şaşırtacak zerre bir sürpriz göstermeden ilk sezonun sonuna geliniyor.

İlk bölümden itibaren dizideki bir olay aşırı dikkatimi çekti: Karakterlerin diyalogları baştan aşağı felaketti. Malumun ilamı diyebileceğimiz ve sahnede gördüğümüz her şeyin oyuncuların ağzından tekrar edilmesi aşırı dikkat dağıtıcı ve sıkıcıydı. Senaryo ve diyalog yazımında oyuncuların yeteneklerine zerre güvenilmediği ve 3 buçuk saatlik dizilerde senaryoyu uzatmak için kullanılan saçma sapan diyalogların 35-40 dakikalık bölümlere bolca serpiştirildiği izlenimini aldım. 8. bölümün sonunda çok önemli bir karakter diğer bir çok önemli karakteri öldürüp bir diğer karakter ile kanlar içinde göz göze gelip de “AÇIKLAYABİLİRİM!” deyince, öf allah kahretsin deyip kalan bölümleri izlememe kararı almanın eşiğinden döndüm.

Eşsiz diyaloglar.

Dizide hiçbir şeyi mi beğenmedim. Hayır! Yardımcı karakterler oldukça başarılıydı hatta. Polis Tekin’i canlandıran Mehmet Yılmaz Ak (bkz: https://www.instagram.com/p/BrdpSd-FWe0/) ve Emir’i oynayan Cem Yiğit Üzümoğlu diziyi keyifli kılan karakterlerdi. Ancak dizinin bizi zerre mutlu etmesini istemeyen sevgili showrunner’lar, herhalde diziyi hiçbir test audience’a sokmamış olacak ki bu iki karakteri de ivedilikle öldürüyorlar. Okan Yalabık’ın aşırı teatral üslubu, Hazar Ergüçlü’nün ense traşı, Çağatay Ulusoy’un süperkahraman dizisinde değil de Recep İvedik Extended Universe’ünde oynadığını varsayan tavırları dizinin potansiyelini öldürüyor.

Elbette bu dizinin de kendini bolca tekrar eden ve garantiye oynayan Hollywood’dan da etkilendiğini söyleyebiliriz. Netflix’in Marvel dizilerinden bolca esinlenildiğini görüyoruz. Jessica Jones’tan deri ceket, Luke Cage’in kurşun geçirmez vücudu, Iron Fist’in mistik güçleri Hakan: Muhafız’da bolca var. Marvel karakterlerinin içine biraz Dan Brown romanlarından aktarma yapılmış, ki oldukça mantıklı İstanbul kadar tarih ile iç içe yaşayan bir şehirde iyi ki de yapmışlar. Bu çorbanın içine biraz da Assassin’s Creed katılınca ortaya THE PROTECTOR çıkıyor.

Bence dizinin eleştirel özeti sezon finalinin son sahnelerinde gayet iyi görülüyor. Hakan’ın son sözleri: “Size daha önce söylemiştim, bu bir masal değil.” Yapma ya. (Utanmamışlar: https://www.instagram.com/p/Brf2jj9lM8E/) Biz de masal izliyorduk sanki. Her şeyin üstüne de, “ya bu Ayça Aysin Turan’ın ölümden döndüğünü göstermeyi unuttuk. Son bir cut ile 1 saniye gösterelim de bari cliffhanger’ımızın hakkını verelim” dercesine bir sahne iliştirmişler.

Okumuş olduğunuz üzere, yok efektleri böyle, yok türkler bu işleri beceremiyor demekle vakit kaybetmeye gerek yok. Bu diziler çekilecek, ne kadar çok çekilirse iyi örnekler bulma ihtimalimiz o kadar artar. Hakan: Muhafız serisi için de tek dileğim ilk sezonu detaylıca inceleyip çıkardıkları dersler ile ikinci sezonda daha başarılı işler yapmaları.

Dizinin ikinci sezonu için temennimi Okan Yalabık dile getirmiş.

Yarın: Kızılay Erzican Doğal Maden Suyu

Reklamlar

S1E6: Hakan: Muhafız (2018, Netflix)” için bir yorum

Yorumlar kapatıldı.